Bu tür dolandırıcılıkların temelinde, yatırımcıların finansal piyasalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasından veya hızlı ve yüksek getiri beklentisinden yararlanma amacı yatmaktadır. Sahte danışmanlar, genellikle panik yaratacak veya aciliyet hissi uyandıracak mesajlarla, “sınırlı süreli fırsatlar” veya “garantili yüksek kazançlar” gibi yanıltıcı vaatlerde bulunurlar. Yatırımcılar, bu tür mesajlara kapılarak veya aceleci kararlar alarak, çalınan paralarını geri alma şanslarının çok düşük olduğu bir sürece girerler.
Blackstone gibi büyük ve küresel ölçekte faaliyet gösteren bir finans devi, doğal olarak yatırımcıların dikkatini çeken bir isimdir. Ancak bu popülerliğin kötüye kullanılması, yatırımcıları daha dikkatli olmaya teşvik etmelidir. Herhangi bir yatırım yapmadan önce, en önemli adımın yatırım yapılmak istenen kurumun resmi lisanslarının ve yetkilendirmelerinin titizlikle kontrol edilmesi olduğu unutulmamalıdır. Bir finansal kurumun faaliyet gösterebilmesi için, ilgili ülkenin finansal denetleme kurumlarından gerekli lisansları almış olması şarttır. Bu lisanslar, kurumun yasalara uygunluğunu, şeffaflığını ve yatırımcıların haklarını korumaya yönelik düzenlemelere tabi olduğunu gösterir.
Yatırımcılar, şüpheli platformlar veya kişisel olarak gelen “fırsat” teklifleri karşısında her zaman temkinli ve şüpheci yaklaşmalıdır. Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilerle hareket etmek, yatırım kararlarını bilgiye dayandırmak ve aceleci davranmamak, finansal güvenlik açısından büyük önem taşır. Eğer bir yatırım teklifi kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa, muhtemelen öyledir. Bu tür dolandırıcılık ağlarına karşı en etkili savunma, bilgi sahibi olmak ve resmi kanalları sorgulamaktır. Blackstone gibi saygın firmaların isimlerinin bu şekilde kötüye kullanılması, sektördeki tüm yatırımcılar için bir uyarı niteliği taşımaktadır.